|
|
 |




Rize’de fıkralar gerçek, gerçekler fıkra oldu
Fıkra tadında gerçek! Kırk yılda bir, kaz uçar da Laz uçmaz mi? Vali’ye oğlum diyemem, sor ki cahil kalmiyasun... Rize'de yaşanmış fıkra gibi olaylar kitap oldu. Fatih Sultan Kar’ın uzun araştırmalar ve derlemeler sonucu hazırladığı kitap, ` Rize'de yaşanmış fıkra gibi olaylar” adıyla çıktı.
Filiz ACAR
Kar, kitabın önsözünde Karadenizliler’i hayatı yaşanır kılmak için olaylara güler yüzle bakmayı seçen insanlar olarak tanımlıyor. Yıllarca uydurma Temel fıkraları ile farklı Karadenizli tiplemesinin çizilmeye çalışılmasını nafile bir çaba olarak değerlendiren Kar, Karadenizli’nin gündelik hayatının doğal fıkralarla dolu olduğunu ifade ediyor.
Fıkra anlatandan çok dinleyenindir
Kendisine bu gerçeği hareket noktası edinip yola koyulan Fatih Sultan Kar, yıllardır çevresinde gördüğü, duyduğu ve büyüklerinden dinlediği küçük hikayeleri ‘Rize’de Yaşanmış Fıkra Gibi Olaylar’ adıyla kitaplaştırdı. Çınar Eğitim Yardımlaşma Derneği yayını olan kitabın bütünlenmesinde dernek başkanı Recep Koyuncu ile birlikte Vural Kazmaz, Yılmaz Kartal, İshak Güven Güvelioğlu, Yılmaz Arayıcı ve Filiz Acar’ın destekleri oldu. Okuyucuları gülümsetmeyi amaçlayan kitap, 1930'lu yıllardan bugüne Rize’de yaşanmış 183 fıkra tadında gerçek hikayeden oluşuyor.
Rize’de yaşanmış fıkra gibi olaylar, Fatih Sultan Kar, Çınar Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği Yayınları, 2007, 110 sayfa.
Fatih Sultan Kar kimdir?
Gazeteci, söz yazarı ve araştırmacı Fatih Sultan Kar 1971 yılında Rize-Gündoğdu Ketenli Köyü'nde doğdu. İlk ve ortaöğreniminin ardından Rize’de gazeteciliğe başladı. Çeşitli gazetelerin Rize temsilciliğini üstlendi. Rize TV’de çalıştı. Aynı zamanda söz yazarı olan Kar, MESAM üyesidir. Karadeniz bölge tarihi üzerinde çalışan Kar’ın ‘Evvel Zaman İçinde Rize’ ve ‘Rize Spor Tarihi’ adlı iki kitabı yayına hazır durumdadır. 1998 yılından bu yana İstanbul’da yaşayan Kar, İETT - Basın Yayın Müdürlüğünde fotoğrafçı olarak görev yapmaktadır. |
|
 |
|
|
|
Gönlüm oralarda ben buradayım
Duygularım sığmaz birkaç satıra
Yazdıklarım kalsın size hatıra
Benden selam olsun bütün dostlara
Hasretle, özlemle bir aradayım
Gönlüm oralarda ben buradayım
Yeşil Rize’m gözüm hep seni arar
İçimi ayrılık acısı sarar
Sende neşe huzur, sende hayat var
Şimdi ayrı düştük uzaklardayım
Gönlüm oralarda ben buradayım
Ah nerde likapa nerde şirasi
Yandı bu Fatih’in şimdi çirasi
Gelmeyin uşaklar berbat burasi
Ziraat’e bakın belki ordayım
Yok yok gönlüm orda ben buradayım
Özledim Tümbet’i, Kütük dağını
Özledim hamsiyi, tereyağını
Su gibi harcadım gençlik çağını
Dünya denen handa ben kiracıyım
Gönlüm oralarda ben buradayım
Hasretin sığar mı birkaç dizeye
Hiç doyum olur mu zümrüt Rize’ye
Sanki vurulmuşum ben kelepçeye
Meçhule uzanan sisli yoldayım
Gönlüm oralarda ben buradayım
Sahili, çarşısı, denizi, parkı
Yeşil Rize’nin yok cennetten farkı
Öyle bir özlemim, hasretim var ki
Azer Bülbül gibi ben de dardayım
Gönlüm oralarda ben buradayım
Vela’ya giderken vururdu tipi
Koşardı imdada muhtarın jipi
Düşmüşüm kuyuya uzatın ipi
Azer Bülbül gibi ben de dardayım
Gönlüm oralarda ben buradayım
Dünya fani, giden gelmiyor geri
Dolmaz ki Rıdvan’ın boşluğu, yeri
Yine bu Fatih’in doldu gözleri
Ölen Yalakoz’a ağlamaktayım
Gönlüm oralarda ben buradayım
Meşhurdu Cevdet’in küfli pastasi
Ben da armudunun iyim hastasi
Tütüyor gözümde köyün havasi
Kim ister sılaya hasret kalayim?
Gönlüm oralarda ben buradayim
Kalbim köyle çarpar köy ile atar
Gene camide mi katıyor tatar?
Yusuf dayı öldü, İstavri batar
Sanmayın köyümü unutmaktayım
Gönlüm oralarda ben buradayım
Fatih Sultan Kar |
|
Çifin çiçeğinin kokusu yeter
Köyümün havası burnumda tüter
Aşığım uşaklar mecnundan beter
Senin hasretine olur mu doyum?
Seni deli gibi özledim köyüm
Adım “Fatih Sultan”, soyadım “Kar” dır
Ketenli’de naylam, bir evim vardır
Kaldım gurbet elde yüreğim dardır
Pepeçuraya hiç olur mu doyum?
Seni deli gibi özledim köyüm
Köyüm bir tepede her yanı dere
Giderim oraya yılda bir kere
Suları akar gider boş yere
Ordaki dostluğa olur mu doyum?
Seni deli gibi özledim köyüm
Yaşamak ızdırap yaşamak zulüm
Dikenlerle dolmuş çiceğim gülüm
Çağlarsa dereler, coşarsa tulum
Senin hasretine olur mu doyum?
Seni deli gibi özledim köyüm
İrgatluk ederduk, türkiler derduk
Likapa, muhlama, termoni yerduk
Birlikte dertlere göğüs gererduk
Havana, suyuna olur mu doyum?
Seni deli gibi özledim köyüm
Ömrüm gurbet elde gelip geçiyor
Hep yapmacık dostlar beni seçiyor
Kime canım desem acı veriyor
Senin dostluğuna olur mu doyum?
Seni deli gibi özledim köyüm
Fatih Sultan KAR
Ümraniye - Ağustos 2007
|
|
|
 |
|
|
|
|